Makalelerimiz
İletişimde Önce Kendinin Farkına Varmak
İletişimde önce kendimizle sohbet edebilmemiz gerekir. Bunun içinde önce kendimizi tanımalıyız. Kendimizi tanıyabilmemiz için bakış açımız önemli.
Bakış açımız için “E” ve “İ” harflerinin yerin şaşırmamak lazım.
“YİNE” yine bir gün… yine bir insan… yerine
“YENİ” yeni bir gün… yeni bir insan…
Yaşam koşulları ne olursa olsun, hiçbir zaman
PES ETMEME düşüncesini:
Benimsemek, Sahiplenmek ve asla Vazgeçmemek gereklidir. Vazgeçtiğiniz an belki de tam yakaladığınız, başardığınız ve çözmek üzere olduğunuz zamandır.
Bu yaklaşımın “yaşayan örneği” olmak!..
Yaşam Sanatı”nın Temeli
Yüreğimizde “yaşam coşkusu” enerjisi duyumsamak,
Beynimizde “yaşam mücadelesi” enerjisi bulundurmaktır.
On yıl sonrası için CV’nizi yazsaydınız nasıl yazardınız?
Öz geçmişinizin bugünden farklı olmasını ister misiniz?
Bu farklılaşmanın hangi konularda gerçekleşmesini tercih edersiniz?
Bunun için şimdiden ne yapıyorsunuz?
Kendimizle yüzleşmek ister misiniz? Bunun için
Kendi güçlü yanlarım, zayıf yönlerim, fırsatlarım ve tehditlerim den oluşan bir analiz yapalım; Bu analiz Toplam Kalite Yönetimi felsefelerinden biri olan SWOT analizidir.
Strenght = Güçlü yanlar
Weakness= Zayıf yönler
Opportunities=Fırsatlar
Threats= Tehditler
İngilizce kelimelerin baş harflerinden oluşan bu analiz yöntemini kısaca aşağıdaki tanımlamalar ile açıklayabilirim.
Güçlü yanlar; Kişinin yararlanabileceği ve gelişimi için kullanabileceği içsel faktörlerdir. Örneğin: çalışkanlığım, kolay iletişim kurma becerim, yakışıklı yada güzel olmam v.b.
Zayıf yönler; Kişinin tepki verme yetisini zayıflatan, ilerlemesi ve becerilerini engelleyen içsel faktörlerdir. Örneğin; duygusal zayıflıklarım, stresimi yönetemeyişim v.b.
Önümdeki fırsatlar; Kişinin gelişimi için kullana bildiği dış faktörlerdir. Örneğin; gelişen teknolojiye kolay uyum sağlayabilmem, yeni iş imkânlarına ulaşa bilmem, girişimciliğin hız kazanması v.b.
Karşımdaki tehditler; Kişinin başarısını ve gelişmesini tehlike altına sokan dış faktörlerdir. Örneğin; Parasal kaynaklarımızın yok olması, kriz tehlikesi, kalifiye rakiplerin çoğalması v.b.
Bu bilgeler ışığında kendi SWOT analizimizi yapalım.
Elimize bir kalem alalım ve en az beşer adet kendimizle ilgili bilgileri bir boş kâğıda yazalım
Bu bilgileri yazdıkça ve tekrarladıkça kendimizi daha iyi tanıma şansına sahip olabilirsiniz. Kendinizi tanıdıkça
Güçlü yönlerinizi fırsatlardan yararlanacak şekilde kullanabilirsiniz.
Zayıf yönlerinizin farkına vararak onları güçlü yönlere çevirecek stratejiler geliştirebilirsiniz.
Çevrenizdeki riskleri güçlü yanlarınız ile bütünleştire bilecek fırsatlara dönüştürebilirsiniz.
En önemlisi kendimiz ile daha sağlıklı diyolaglar kurabiliriz.
Sizinle bu konuyla ilgili bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bu hikayeyi ilk olarak değerli arkadaşım Murat Dolgun’un problem çözme patikaları isimli kitabında okumuştum.
Sol kolu olmayan bir japon çocuk çok büyük bir hevesle judo öğrenmek istiyormuş. Bir judo ustasına gitmiş. Judo öğrenmeyi çok istediğini ancak bu haliyle bunun mümkün olup olmadığını sormuş. Usta tamam demiş, “öğrenebilirsin” çocuk ustadan ders almaya başlamış, diğer öğrencilerle birlikte temel konuları ve bir vuruş tekniğini öğrenmiş. İlerleyen zamanda usta çocuğa sürekli bu vuruş tekniğini tekrarlatıyor, diğer arkadaşlarına ise yeni şeyler öğretiyormuş. Çocuk saygısından neden böyle yaptığını soramamış. Bu şekilde birkaç ay geçmiş. Bulundukları şehirde bir judo turnuvası düzenlenmiş yarışmaya ustası çocuğuda yazdırınca “aman usta” demiş çocuk “ben nasıl bu turnuvaya katılırım? Hem sol kolum yok, hem de tek bir vuruş biliyorum” “katılacaksın“ demiş ustası “ne öğrettiysem onu yaparsın” çocuk yine saygıdan sesini çıkaramamış. Turnuva günü gelip çatmış, ilk karşılaşmaya çıkmış. Tabii sadece bildiği tekniği kullanmış, her vuruşunda puan almış ve maçı kazanmış, diğerini ve diğerini de sonunda bütün rakiplerini yenerek kupayı almış. Fakat bu işe bir türlü akıl sır erdirememiş, ustasına “tamam turnuvayı kazandım ama hiçbir şey anlamadım bu işten!” demiş. “kimse bir şey bilmiyor mu? Bu kadar kolaymıydı bu iş?” “Sen” demiş ustası “Judo da çok önemli bir vuruş tekniğini profesyonelce uygular hale geldin ama asıl önemlisi bu vuruşu karşılamanın tek bir yolu vardır; vuranı sol kolundan tutup çekmek!...”